Yediklerimiz Sağlıklı mı?
Bir anne, bir baba ve bir çocuk. Yıllar geçer. Aile çocuğun yeterince büyüdüğünü düşündüğü bir anda çocuklarıyla konuşmaya karar verir. Çocuğa şöyle derler; evladım biz seni evlatlık almıştık!
Bizde nasıl oldu?
Küçüktük, radyo ve televizyon az kanallıydı. Birgün geldi dünyadaki açları televizyonlardan izledik. Arkasından üretilen gıda maddelerinin dünyaya yetmiyeceği söylendi.
Gıda maddelerinin herkese yetebilmesi için birşeyler yapılmalıydı, yoksa aç kalacaktık. Bilim dünyası seferber oldu, üretimi daha verimli(!) hale getirdiler. Son teknoloji gübreler, hormonlar, genetiği değiştirilmiş tohumlar ve yetiştirme teknikleri üretimde kullanılmaya başlandı. Üretenler ve gıda sanayi daha fazla kazanmaya başladı.
Dünyanın karnı doydu öyleyse sorun nedir?
Son birkaç yıldır çeşitli kaynaklardan aldığımız alternatif bilgiler kafamızda bazı soru işaretleri oluşturmaya başlamıştı. Bu bilgiler yediğimiz birçok gıda maddesinin aslında zararlı olabileceğini söylüyordu. İşte bizim evlatlık olduğumuzu öğrendiğimiz an budur!. Meğer bugüne kadar yediğimiz gıdalar gıda değilmiş.
Hazır gıda maddeleri koruyucular yüzünden insan sağlığına zararlı hale gelmiş. Ticari kaygılarla üretilen yemekler fast food ürünler, zararlı yağlarla üretilir olmuş. Eski usul baklavamız bile artık şekerle değil glikoz şurubundan hazırlanıyormuş.
Hazır gıda maddeleri bir tarafa, nasıl olsa onlardan tüketmeyiz evde kendimiz yapar kendimiz yeriz diye de düşünebiliriz ancak taze sebze meyvenin de normal olanı artık kalmamış. Evet insanoğlu ticari kaygıları yüzünden hormonsuz ilaçsız yetişen sebze meyve bırakmamış ortalıkta. Özellikle arayıp bulmak gerekiyor artık.
Peki sağlık beslenmek için ne yapabiliriz?
Organik sertifikaya sahip üreticilerimiz şu an için az da olsa var. Giderek sayıları artıyor. Organik ürünler bazı marketlerde satılıyor. Ürünlerin üzerinde organik olduklarına dair sertifika var. Fiyatları henüz pahalı sayılabilir. Üretim arttıkça ucuzlayacaktır. Hatta Türkiye'nin ilk organik pazarı İstanbul Feriköy'de aylardır faaliyette. Her cumartesi İstanbullular için açılıyor. Fiyatlar markettekilere göre daha uygun. Taze sebze ve meyve de bulmak mümkün oluyor.
Bugüne kadar yeterince hormonlu ve ilaçlı ürün tüketerek kanser ve bilumum hastalıklar için kotayı doldurmak üzere olduğumuzu düşünüyorum. Hiç olmazsa bundan sonra doğal ürünlerle beslenerek yaşam kalitemizi ve süremizi biraz daha arttırabiliriz. Eminim çoğu tüketici organik ürünler talep ettiğinde, zararlı gıda üretimi en aza inecektir.
Ürünlere ulaşmak için bazı linkler verebilirim.
http://www.bugday.org/
http://www.cityfarm.com.tr/
http://www.temadukkani.com/index.asp?CAT=2&t=2

